Geceden Dü$müş lanet topu bir prematüre yalnızlığım oldu Kafamdaki kaşıntının sancıları başımı vurduğum duvarlarda birikti Tanrının acımasız elleriyle kendimi kaderin çöplüğünde buldum İnatçı dü$lerimin istilasında...
Bölük pörçük edilmiş hayaller var heybemde. Yanık kokuyor nefesim. İçimi yakıyorum her cıgarada. Sızılı yalnızlıklar sokağındayımHer adım sana çıkıyor…Yitirilmiş bir ecelin peşinden koşuyorumTabutuma sarılıyorum Yalnızlıklar...
Anladım aslında anlamadığımı Şaşırdım anlayamadığıma, Afalladım anladığımda...Herkes bayrak asmış evineKiminin camında kiminin dükkanında bazısının arabasında,Ama anladım girmemiş o bayrak bir çoğunun evine, içine, yüreğine...Yalandan yemin...
Yine hüzünlü şarkılar demindeyim. Sensiz kalmanın korkusuyla titremekteyim, Kor içindeyken üşümekteyim. Sana sevdamı nasıl anlatsam sana Ağlamak gibi duygulu seviyorum seni Ölüm gibi korkunç Hasret gibi ağır seviyorum Bir bağımlı...
Kapanıyor açtığın yaralar Yaktığım sigaralar azalıyor Gördüğüm düşler kayboluyor Unutuluyor anılar Artık adın anıldımı o kadarda sızlamıyor içim Seni unutmak için olmadı bir çabam Lakin zamandır herşeyin devası der eskiler Sende eskiyorsun...
Beklemek Ömür törpüsü bir eylemdir seni beklemek Her kapı tıkırtısında sıçramak Her telefon Sesinde seni anmak Gelmedin diye düşen umutlar...
Belkilerin Tutsağı olmuş Amalara muhtaç Aşklar biriktiriyorum anı defterimde... Hüzünlü bir melodinin ortası ömrüm Ağlamaklı hasretlerim Göz yaşartıcı hüzünlerim var Dayanılmaz acılara gark edilmiş...
Sen gidiyorsun, Gökyüzümden yıldızlar kayıyor, Düşlerimde ölümbaz öpüşler kusuyorsun. Hoşçakal diyorsun giderken Benimse hayatımda sensiz hoş birşey kalmıyor. Gidişine kan ağlıyor düşlerimdeki melekler Ak yüzleri kararmaya başlıyor... Yazı görmeden hazan oluyorum, Yaprak dökmeye...
Bazen sigaramın dumanındaBazen gökte yalnız parlayan bir yıldızdaBazen bir aşk melodisindeki sözBazen ozudumda bir elBazen karanlıkta ışıkAma hep yanımda Seni buluyorumUzaktan gelen bir sesBazen ensemde...